iPhone 4 kırmanın yasallaşmasından sonra uygulamalar da ulu orta dağıtılıyor. Ve beklenen oldu. JailbreakMe 2.0 ile iPhone 4′ler özgür

iPhone 4 ile birlikte jailbreak yani kırma işlemi de Amerikan mahkemesinin aldığı kararla artık yasak değil. El altından dağıtılan uygulamaların çoğu artık ulu orta her sitede bulunabiliyor. Bunlardan en dikkat çekici olanı da JailbreakMe. iPhone 4 – 3G -3GS, iPod Touch 3G – 2G ev iPad ile uyumlu yazılım sayesinde birkaç adımda iPhone’unuzun zincirlerini kırabilirsiniz.

İşleme başlamadan önce verilerinizi iTunes üzerinden yedeklemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. JailbreakMe 2.0′ı uyguladıktan sonra da SHSH Blobs’u kaydetmenizi öneriyoruz. Bu sayede daha sonra yapacağınız firmware güncellemelerinde kaybınız olmayacaktır.

1 – iPhoneunuzda yüklü olan firmware versiyonunu öğrenmelisiniz.

2- iPhoneunuz üzerinden Jailbreakme.com adresine girin.

3- Sitedeki talimatları takip ederek telefonunuza uygun JailbreakMe’yi yükleyin.

4- “Success” mesajı gelene kadar uygulamanın işlemleri tamamlamasını bekleyin.

Distimo ve Newzoo ortaklığında yapılan araştırma sonucunda Mart ayında iPhone ve iPad kullanıcılarının günde ortalama 5 milyondan fazla oyun indirdikleri ortaya çıktı. Araştırma ABD ve Avrupa’nın 6 ülkesini kapsıyor.

Raporda 63 milyon iOS kullanıcısının AppStore’dan oyun indirdikleri belirtiliyor. 63 milyon kullanıcı aylık ortalama 2,5 oyun indirmiş.

iPhone kullanıcılarının AppStore’dan oyun indirme konusunda iPad ve Mac’e göre büyük bir üstünlüğü var. Öyle ki aylık indirme sayılarının %90’ı iPhone ve iPod Touch kullanıcılarına ait.

iPhone’lara indirilen ücretli uygulamalara bakıldığında da oyunların büyük bir yer tuttuğunu görebiliyoruz. iPhone kullanıcılarının en çok indirdiği 10 ücretli uygulama içinde 9 tane oyun olurken iPad’ten indirilen ücretli uygulamalarda 5 tane oyun bulunuyor. Tabii ki her iki listede de dikkati çeken oyun 3 farklı versiyonuyla Angry Birds.

iPhone ve iPad kullanıcılarının ücretli uygulamalarda ne kadar farklı tercihlere sahip olduklarını araştırma sonucunda görebiliyoruz. Bunun en temel sebebi olarak kullanım amaçlarını görebileceğimiz gibi iPad’in iPhone’a kıyasla çok daha büyük olan ekranının oyun dışında da bir çok uygulamaya izin vermesi ve kullanıcıların iPad’i bu yönde tercih etmesi olarak gösterebiliriz. Eninde sonunda iPhone bir cep telefonu, iPad de bir (tablet) bilgisayar olarak kullanıcılar tarafından nitelendiriliyor.

Sosyal ağlardaki hesaplarınızı bir araya getiren ve ayrı pencereler açma zahmetine katlanmadan kullanıcılarına maksimum verimi ve kolaylığı sağlamayı hedefleyen Rockmelt bir süredir attığı adımlarla sektörde geçici olmak istemediğini göstermeye çalışıyor.

Bir çok insan Chrome ya da Firefox varken niye başka bir tarayıcı kullanayım diye düşünüyor olabilir ancak öyle gözüküyor ki Rockmelt kullanan kişilerin sayısı artıyor ve Rockmelt de uygulamalarını geliştirmeye devam ediyor. Geçen yılın Kasım ayında beta sürümüyle piyasaya çıkan Rockmelt, içinde bulunduğumuz ayın başında ikinci sürümüyle kullanıcılarının karşısına çıkmıştı. Chrome ve Firefox’u bir kenara bırakırsak, aynı misyonu üstlenen en büyük rakibi Flock’un kepenkleri indirmesiyle Rockmelt bundan sonra yoluna tek başına devam edecek. Yeni hedefleri ise mobil telefon kullanıcılarına ulaşmak.

RockMelt iPhone Rockmelt Artık iPhonelardaŞimdilik yalnızca iOS kullanan kişilerin tecrübe edebileceği yeni Rockmelt uygulaması, aynı kişisel bilgisayarlarındaki gibi, kullanıcılarına cep telefonlarından sosyal ağlara kolayca ve hızlı bir şekilde ulaşmayı vaad ediyor. Rockmelt’in iOS uygulaması, Facebook ve Twitter hesaplarınızın yanında RSS okuyucunuzu da tek bir noktadan kullanabilmenizi sağlayacak. Ürün aynı zamanda masaüstünüzde kullandığınız Rockmelt ayarlarını cep telefonunuzdaki uygulama ile senkronize ediyor ve sizi bir an önce yeni Rockmelt deneyimi ile buluşturmayı hedefliyor.

Şahsi fikrim, Rockmelt’i tarayıcı olarak bilgisayarımda kullanmak şu anda uzak bir ihtimal gibi görünse de cep telefonuyla Facebook, Twitter ve RSS’lerimi bir arada görebilmek hiç de fena olmayabilir gibi gözüküyor. Rockmelt’in mobil uygulamasıyla pil ömrünü tüketen diğer uygulamalar artık gereksiz gelebilir. Yine de kabul edersiniz ki Rockmelt piyasaya yepyeni bir deneyim getirmiyor ancak bu mecradaki -kısa süreli de olsa- deneyimi ve oluşturduğu isim ile birçok kullanıcıyı çekecek gibi duruyor.

Son dönemlerde adı popüler telefon ve tabletlerinden ziyade işletim sistemiyle anılan Apple, iOS 5 güncellemesi ve beraberinde geleceklerle birlikte elma logosunu gözümüzden kaçırmak istemiyor sanırım.

iOS 4.3.3 güncellemesi ile Apple ürünlerini kullanan bireylerde sebep olduğu kısa süreli şoku sona erdirdi. Bununla birlikte bir süre önce iOS 5 güncellemesine dair bilgilerin sızma oranlarında da artış yaşanmaya başladı. O sızan bilgilerin sonucu da güncellemeler için kullanılacak teknoloji ve yöntemlerdeki olası değişiklik. Söz konusu güncelleme ile Apple, mobil teknolojinin son harikası olan ürünlerini, kablo bağlantısından kurtarmayı amaçlıyor. Şöyle ki, iOS güncellemelerinin Apple ürünlerine indirilebilmeleri ve yüklenmeleri için gerekli olan bağlantı kablosu ihtiyacının ortadan kaldırılması hedefleniyor. Olası çözümler net, WiFi ya da 3G. ABD’nin önde gelen mobil operatörlerinden olan Verizon ve AT&T ile Apple’ın bu konularda görüşmelerde bulunduğu iddia ediliyor. Tüm bu çalışmaların ve düşüncelerin merkezinde ise OTA (over-the-air) isimli yöntem bulunuyor. Şunu da belirtmeliyim ki, Android işletim sistemi OTA yöntemini hâlihazırda kullanabilen bir yeteneğe sahip olarak iOS karşısında bu açıdan bir adım önde duruyor.

Apple’ın ve kullanıcıların işletim sistemi güncellemesinde kablolardan kurtulmak istemelerinin en büyük sebebi kuşkusuz güncelleme dosyasının büyük boyutta olması ve kullanıcıları bir süreliğine de olsa sabit kalmaya zorlanması. Son gelen iOS 4.3.3 güncellemesini hatırlayacak olursak ilgili dosyanın 666 MB olduğunu belirtelim. Diğer bir sorun da yedekleme. Çünkü güncelleme dosyalarındaki büyüklüğüne kullanıcı bilgilerinin de eklenmesiyle sonuçlanan yedekleme dosyaları da her güncelleme de artıyor. Bu noktada klasik bir soru cümlesi ortaya çıkıyor: Nereye kadar?

Apple’ın güncelleme yönteminde gideceği değişiklik seçeneklerinden biri olan 3G, pratikte bazı sorunları da beraberinde getirebilir. Bu olası sorunların ilki ve en önemlisi dosyaların büyük olması ile kullanıcının 3G kotasından çok ciddi bir miktarın sadece güncellemeye harcamak zorunda kalabilecekleri. 3G abonelik ücretlerinin pahalı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak kullanıcıların neredeyse tümümün 3G yerine kabloyu tercih etmeleri şaşırtıcı olmayacaktır.

WiFi üzerinden iOS güncellemelerinin gerçekleştirilmesi en iyi çözüm olarak kendisini gösteriyor. Aksi yeniliklerin Apple’ın konuya bir çözüm getirdiğini söylememize engel olacağını da şimdiden dile getirebiliriz. Bununla birlikte yedekleme noktasında Apple’ın iCloud teknolojisini kullanması öngörülüyor.

iOS 5 güncellemesine dair kesin özelliklerle birlikte güncelleme yöntemine dair ne gibi gelişmelerin yaşanacağını büyük olasılıkla bir ay sonra düzenlenecek olan WWDC 2011 etkinliğinde görebileceğiz.

Copyright 2011 @ skyusb.com
Powered by : wordpress | theme by: poker themes design service| thanks to : Hip Hop Beats | Chicago Electric Power Tools | Full Tilt Code