2009
06.20

Biz Olabilmek!

İlişkilerde önemli olan sadece adınızın sevgili ya da eş olması değildir. Yalnız yaşayan ama çift olmaya devam eden insanlar sonunda mutlaka kırılıp, parçalanırlar.

Biz Olabilmek!

Yalnız doğduk, yalnız öleceğiz cümlesi elbette doğrudur. Ancak bu yalnız yaşamamızı gerektirmez. Aşk, hayatın önemli parçalarından biri, nasıl ki bedenin gıdaya ihtiyacı varsa, ruhun da sevmeye ve sevilmeye ihtiyacı var. Paylaşmak, birlikte olmak, beslenmek gerekli, yani çift gibi durmak değil, gerçekten çift olmak değerlidir.

Televizyon kumandasına, sevgilisinden fazla dokunan birisi ile birlikte olmak, sizi bir ilişki sahibi yapmaz. Sessiz geçen uzun geceler, sohbetsiz yenen akşam yemekleri gibi örnekler, ilişkide ne kadar yalnız olduğunuzun göstergelerinden sadece birkaçıdır.

Özellikle evliliklerin geldiği son nokta olan yalnızlık, dışarıdan bakıldığında maalesef ki görünmez. İşin daha tehlikeli boyutu ise, çocukların gördükleri yaşamı beyinlerine kaydedip, büyüdüklerinde doğru olarak seçtikleri ilişki biçiminin de bu olmasıdır. Yani, yalnız ilişkilerde zarar görenler sadece çiftler değildir.

Aşk grafiği zaman içinde inip çıkar, bu doğaldır. Heyecanın yerini alışkanlığa, ihtirasın yerini sıradanlığa bıraktığı süreçler tüm ilişkilerde olur. Ancak grafiğin hep aynı kaldığını veya sadece aşağı doğru gittiğini fark ederseniz, müdahale etmek yerinde olur.

Birini sevdiğiniz zaman paylaşmak istersiniz. Yanında olmak, birlikte yaşamak, zaman geçirmek, ortak zevkleri yakalamak gereksinimi duyarsınız. Bununla beraber elbette her insanın yalnız kalmaya, ayrı vakitler geçirmeye de ihtiyacı vardır. İşte, tam bu ayrımda çok önemli bir nokta vardır: Denge!

Terazinin sürekli bir tarafı ağır gelmemeli, hep yan yana durmak ile uzun ayrı kalışlar aynı derecede tehlikelidir. Dünyanın bile hassas bir dengede durduğunu düşünürsek, ilişkilerde aynı ahengi yakalamamız gerektiğini fark ederiz.

İnsan kendi ailesiyle bile çatışıyor, yabancı biriyle hayatı paylaşmak elbette kolay olmayacaktır. Bir ilişkinin olmazsa olmazları vardır: Sevgi, saygı, vicdan, anlayış, emek, fedakarlık ve güven! İçinde bu duyguları barındırmayan beraberlikler, zaman içinde önce yalnız ilişkiler sınıfına, oradan da parçalanmaya doğru yol alırlar.

İlişkiler, “biz” olabilmekle devamlılık sağlar. Bencillik, beraberlikleri kayaya vuran dalgalar gibi aşındırır. Sevginizin sürekli büyümesi, beslenmesi, hayatın yükü değil, keyfi olabilmesi için; ilişkinize sahip çıkın. Vakit ayırın, değer verin, önemseyin, dokunun, okşayın, dengenizi koruyun. Yoksa, adınız sevgili olmuş, eş olmuş, ne fark eder? Aşk, yalnızlıkla beslenmez. “Biz” olmanın keyfini tadın!

Nazım Hikmet’in şu şiirini duvarınıza asın. Aklınıza geldikçe okuyun:

Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da

Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte

Yani yürekte….

2009
06.18

Nargile…

Nargile temel olarak 4 bölümden oluşur:

Bir nargileSer: Nargilenin uzun gövdesi. Boyun kısmı dar olmakla birlikte karın kısmına inildikçe çapı genişleyen, yapı olarak sürahiye benzeyen bir parçadır. Cam, metal ve seramikten yapılır.

Lüle: En üstte bulunan, tömbekinin konulduğu delikli tabla. Gümüş, pirinç ya da bakırdan yapılmış, oymalarla süslü bir muhafaza ile çevrilidir. üzerine köz konularak gerekli ısı sağlanır.

Marpuç: Dumanı şişeden alan ve ağza ulaştıran bölümdür. Bu bölümde kullanılan hortum koyun derisinden yapılır.

Şişe: İçinde dumanı filtre eden suyun olduğu ve fokurdamaların geldiği bölüm.

Bunlar dışında nargilenin diğer elemanları ise şöyledir:

Sipsi: Marpuçun ucuna takılan, dumanın içinden çekildiği küçük ağızlık. Tercihen kehribardan yapılır, fakat maliyet sebebiyle ve hijyenik açıdan genelde plastik olanları kullanılır. Mermer ya da gümüş olanları da mevcuttur.

Tepsi ve rüzgarlık: Tepsi közden düşen külleri toplar, rüzgarlık ise közün sönmemesi için kullanılır.

Tömbeki: Nargileye has tütün.

Nargilenin tasarımında İslam’ın etkisindeki sanatın derin izleri görünmektedir. Cami minaresini andıran ser kısmı bunu çok iyi simgelemektedir. Ayrıca ser kısmı genellikle çiçek ve yaprak desenleriyle süslenmekte ve bunlarda zaman zaman yaldız kullanılmaktadır. Marpuç kısmında ise genelde el dokuması olan kilim desenleri kullanılmaktadir.

Çalışma Şekli [değiştir]İçici marpuçtan nefes aldığında oluşan basınç farkıyla hava sırayla közden, sonra ısınarak lüledeki gözeneklerden geçer. Sıcak hava ile ısıtılan tömbekinin dumanı karışarak suyun içinden geçer, bu esnada soğur. Daha sonra hava marpuçtan içiciye ulaşır. Nargile içerisinde bulunan su dumanı soğutmanın yanı sıra içindeki katranı da bir miktar süzer. Nargile ile tütün içmenin, sigara şeklinde tütün içmekten farkı; nargilede çekilen tütün dumanı sudan geçerken barındırdıgı ısı suyu bir miktar buharlaştırır.

Tarihi

Diyarbakır’dan bir kahvehane – 1909Nargile doğu kültürünün bir öğesi olmakta ile birlikte doğuş yerinin Hindistan olduğu zannedilmektedir. Çok farklı kültürlerinin farklı adlandırdıkları bu keyif aracı Araplar tarafından “Narcile”, İranlılar tarafından da “Kalyan” diye adlandırılır. Asıl nargilenin kökeni ise Farsça’da “Hindistan cevizi” anlamına gelen “Nargil”den gelir. Hindistan’da ortaya çıkan nargilenin ilk örnekleri Hindistan cevizinin içinin çıkarılıp kabuğuna bir kamış sokularak yapılmıştır. Zamanla Hindistan cevizi yerine kabak kullanılmaya başlanmış, kullananların sayısı arttıkça porselen ve bronz da nargile için elverişli malzemeler haline gelmiştir. Bunları cam, billur, çini hatta gümüş gövdeli nargileler izlemiştir. Hindistan’da doğan nargile, başta İranlılar olmak üzere Araplar, daha sonra da Türk insanı ile tanışmış.

Türk insanının nargile ile tanışması aslında Osmanlı dönemine rastlar. O dönemde İran’dan getirilen ve zamanın kahvehanelerinde muhabbetlere eşlik eden tömbeki, bazı padişahlar tarafından yasaklanmıştır. Nargile de uzun zaman İstanbul Tophane’de, İzmir Kemeraltı’nda ve Ankara Gençlik Parkı’nda tömbeki olarak sunulmaya başlanmıştır. Bu nostaljik mekanların müdavimlerini ise genellikle orta yaşın üstündeki insanlar oluşturuyordu. Daha sonraki, yani yakın dönemlerdeki aromalı nargilelerin hayatımıza girmesi ile daha hafif bir içecek haline gelen nargile genç kitle tarafından da tercih edilmeye başlandı.

Nargile Tütünü Nargilenin belki de en önemli öğesi tömbeki denilen tütünüdür.

Bu tütün ocakda yakıldıkdan sonra geceden düdüklü tencerede bırakılır ve servisten önce suyu sıkılarak Harbi de denilen çelik şişlerin yardımıyla lülelere yerleştirildikten sonra yine ıslatılmış ancak ikiye bölünmüş ve kalın damarları alınmış bir tütün yaprağıyla sarılır. Daha sonra sere yerleştirilen tömbeki pırnal (çalı görünümlü, kısa boylu bir meşe türüdür ve en değerlisi Fethiye’de yetişenidir.) kömüründen elde edilmiş köz ile yakılır.

 

Tömbeki üretiminde kullanılan tütün bitkisi sigara, puro, enfiye gibi diğer tütünlerden daha kısa boylu, daha geniş, daha tıknazdır. Yaprakları daha esmer, daha küçük, daha etli ve diğer türlerden daha dayanıklıdır. Virginia ve Burley tütünlerinde yüzde 3-4, Türk tütünlerinde yüzde 1-2 olan nikotin oranı, tömbekide yüzde 10′a kadar çıkabilir. Tömbeki Türkiye’de Hatay – Samandağ ve Konya – Hadim bölgelerinde üretilir. Tütün gibi toplanır, ama farklı işlemlerden geçer.

 

Yukarıda bahsedilen klasik tömbekinin yanında bugün Mısır’dan getirtilen ve adına bahri veya Arap tömbekisi denilen bir tömbeki türü daha bulunmaktadır. Fermente edilmiş meyvelerden elde edilen bu tömbeki türü daha çok genç nesle hitap eder. Bu tür tömbekilerde çok değişik (doksandan fazla) aromalar kullanılır. Elma, nane, kayısı, çilek, portakal, muz, limon, ananas, kavun,çikolata, çilek, cappucino, hindistan cevizi aromalı olanları yaygındır.

 

 

Nargile Kültürü [değiştir]Doğu kültürünün bir öğesi olan nargile sonradan batıda da kimi değişikliklerle kullanılmaya başlanmıştır. Kullanım kültürü dolayısıyla bu iki türe göre farklılıklar gösterir, ancak pek çok ortak öğe de mevcuttur.

 

Batıda birden çok marpuca sahip nargile kullanımı yaygındır. Bu uygulama doğudakine göre farklı bir toplu içim ortamı sunar, ki doğuda nargilenin bir marpucu vardır ve el değiştirmediği sürece tek kişi tarafından içilir.

Değişik görünümde nargile içen bir Tatar

Çölde nargile – SudanArap kültüründe kullanıcı içtikten sonra ya marpucu masaya dayayarak bunu belli eder, ya da ağız kısmı kendine bakacak şekilde eğimli tutarak yanındakine ikram eder. Kabul eden, nargileyi verene elinin tersi ile hafifçe vurur ya da sıvazlar, bu memnuniyet göstergesidir. Kafe ve restoranlarda ise her kullanıcının ayrı bir nargile ısmarlaması yaygındır.

İspanya’da “tetería” adı verilen ve genelde müslüman göçmenlerce işletilen çay evlerinde nargile içimi yaygınlık kazanmaktadır. İsrail’de “nargeela” olarak adlandırılan nargile kullanımı özellikle Yemen, İran, Irak ve Türkiye’den gelen göçmenler arasında yaygındır. Bunun yanında İsrailliler arasında da nargile kullanımı görülür.

 

Nargile tiryakileri arasında, güzel bir içim için ortamda olması gerektiği düşünülen dört öğe vardır, bunlar “nargilenin dört şartı” olarak geçiyor. Maşa, meşe közünü karıştırmak için gerekli, en iyi köz meşeden oluyor. Güzel bir köşeye yerleşmek tabii ki önemli, ve Ayşede tiryakinin çay, kahve gibi istekleri için hazır bulunmalı. Bu deyiş özellikle “eski toprak” Türk tiryakiler arasında yaygın olarak kullanılıyor.

İçim kuralları Doğu kültüründe, “Bu işin erbablarına göre” nargile içilirken uyulması gereken bir “racon” vardır:

Genel görgü kuralları gereği yüksek sesle konuşmak ve etrafın sükûnetini bozmak raconu da bozar.

Nargile ateşinden sigara yakılmamalıdır. Bu görgüsüzlük olarak nitelendirilir.

Ayrıca köz tepsisine sigara külü atılmaz.

Nargile hiçbir zaman kendinizden ve çevredeki nargilelerden daha yüksek bir yere konmamalıdır.

Eğer nargile bir başkasıyla ortak içiliyorsa imame kullanılmalıdır.

Nargilenin marpucu ise asla doğrudan diğer kişinin eline verilmemeli, masaya bırakılmalı ve diğer kişi oradan almalıdır.

Marpucun alt kısmından tutulur.

Nargile hızlı içilmez. Çabucak bitirerek kalkmak keyf-ehli zihniyetle bağdaşmadığı için genel felsefeye aykırıdır. Normal bir içim hızı ile bir nargile birkaç saatte biter.

Dumanı sigara gibi içmek yerine nefes alır gibi çekmek gerekir, böylece fokurdama sesi güzel gelmelidir. Duman ağır ağır çekilir.

Ve nargilede, nargile tütününden başka bir şey içilmez.

Nargilenin en önemli özelliklerinden biri de tömbek tütününden daha çok meğessel (yani meyve aromalı) nargile tütününün içiliminde içiçiye vermiş oldugu haz ve keyiftir

Oğuzhan yıldırım